2021’in En İyi Bağımsız Oyunları

 2021’in En İyi Bağımsız Oyunları
Okunuyor 2021’in En İyi Bağımsız Oyunları

2021 senesi AAA oyunlar açısından zayıf geçse de tablo bağımsız oyunlar için hiç de öyle olmadı. Yine birbirinden güzel oyunlar hayatımıza girdi ve güzel deneyimler yaşattı bizlere. Açıkçası bu sene de aklım listeye girmeyenlerde kaldı, listeyi sınırlayınca haliyle bazı isimleri dışarı kaldı. Bu yüzden “Ya X nasıl da olmaz höf pöf” diyorsanız, haklısınız. Muhtemelen ben de gayet beğendim ama rekabet yüksek olduğu için bu listede yer alamadı, kötü olduğundan değil.

İlgili İçerikler:

Listede Erken Erişim’de olan oyunlar yer vermedim, Valheim bu yüzden yok yani. Bununla birlikte, geçtiğimiz yıllarda Erken Erişim’e girmiş ancak bu sene tam sürümüne kavuşmuş oyunlar da listede yer alıyor.

Kamu spotundan sonra gelelim sırasız tam listemize:

Death’s Door

Devolver Digital bu sene üst üste çıkardığı başarılı yapımlarla üçlü salto yaptı adeta. Titan Souls’un geliştiricilerinin son oyunu Death’s Door, daha E3’te duyurulduğu anda gerek görselleri gerek sahip olduğu dünyasıyla ilgimi çekmeyi başarmıştı. Neyse ki bizi çok bekletmeden piyasaya çıktı ve ne kadar da başarılı bir aksiyon oyunu ispatladı. Mizah gücü yüksek karakterleri, asla sıkmayan oynanışıyla kafadan listeye girdi Death’s Door.

ENDER LILIES: Quietus of the Knights

Günümüzün sevilen türü souls-like ile metroidvania’yı harmanlamış Ender Lillies, karanlık, kasvetli, gotik bir temaya sahip. Bu da aslında anlatmak istediği hikayeye çok güzel uyuyor. Keza souls-like ile metroidvania’nın Hollow Knight benzeri uyumu da taş gibi oynanışla birleşince Ender Lillies, senenin en başarılı yapımları arasına giriyor.

F.I.S.T.: Forged In Shadow Torch

Bir başka metroidvania oyunumuz F.I.S.T ise Ender Lillies’in aksine souls-like öğeleri yerine platformer-metroidvania vaat ediyor bize. Mekanik kola sahip bir tavşanı kontrol ettiğimiz oyunda Dieselpunk havasını buram buram hissetmek mümkün. Bu detaylı çevre tasarımlarının yanına bir de çalışan metroidvania ve aksiyon formülü eklenince F.I.S.T türü sevenler için harika bir alternatif oluyor.

Little Nightmares 2

Senenin erken vakitlerinde piyasaya çıkmasıyla hafızamızdan biraz silinmiş gibi olsa da, Little Nightmares 2 ilk oyundaki eksiklerinden arınmış bir şekilde bizi karşıladı ve ne kadar da tüyler ürpertici ama bir o kadar da merak uyandıran bir dünyası olduğunu tekrar hatırlattı bize. Muhteşem çevre tasarımı, yoğun atmosferi ve birbirini asla tekrar etmeyen bölümleriyle Little Nightmares 2, senenin en iyilerinden.

Townscaper

Geçtiğimiz sene Erken Erişim’le bizlerle buluşan Townscaper, bağımlılık yapıcı bir şehir kurma simülasyonu. Türün diğer örneklerine kıyasla daha minimalistik dolayısıyla daha hızlı bir şekilde şehirlerinizi inşa edebiliyorsunuz, üstelik oldukça tatlı görselleri sizi rahatlatıyor. İçine bir girdiniz mi çıkamayacağınız Townscaper, oldukça da uygun bir fiyatla erişilebilir durumda.

Loop Hero

Bir başka Devolver etiketli yapımımız Loop Hero, bağımsız oyunları neden seviyoruz sorusunu layıkıyla cevaplıyor: Özgün oynanış. Aslen bir Game Jam’de fikirleri tohumlanmış olan rogue-like türündeki Loop Hero, sonsuz döngüde sıkışmış kalan ana karakterimizin kartlarla hem içindeki döngüyü şekillendirdiği hem de kendisi güçlendirdiği bir oynanış dinamizmine sahip. Ancak işler tabii ki bu kadar sade değil ve Loop Hero’daki güzellik de bu devamlı farklı bir tecrübe yaşama hissinden geliyor.

Wildermyth

Sıra tabanlı RPG yapısını harika hikaye anlatımıyla birleştiren Wildermyth, masa üstü rol yapma oyunlarını sevenler için muhteşem bir alternatif. Özellikle rastgele oluşturulan bölümler ve birçok oynanabilir karakterler ile Wildermyth, türü sevenlerin istediği her şeyi layıkıyla yerine getiriyor. Üstelik oldukça farklı bir sanat dizaynı olduğunu da belirtmek gerek.

Inscryption

Bilmiyorum fark ettiniz mi ama kart elementleri, oyunlarda çok daha fazla yer almaya başladı. Sadece bu sene Fights In Tight Space, Lost In Random, Loop Hero gibi kart elementleri içeren oyunlar gördük. Inscryption da onlardan biri aslında. Pony Island’ın yapımcısı Daniel Mullins’in elinden çıkmış Inscryption, rogue-like ve kart elementlerini ilgi çekici karakterler, gizemli bir hikaye ve ürkütücü atmosferle birleştirmiş ve ortaya şahane bir iş çıkmış. Kart oyunlarınızla aranızda olmasa bile şans verebilirsiniz.

Chicory: A Colorful Tale

Bir boyama kitabında geçen Chicory: A Colorful Tale, “Son Fırça Tutucu” Chicory’nin artık işini yapmak istememesi sebebiyle onun “boyama” işlerini yaptığınız bir oyun. Tahmin edebileceğiniz gibi tüm harita renksiz ve siz “renk katmak” için maceraya koyuluyorsunuz. Fırça oyundaki en büyük mekanik ve çeşitli birçok bulmacayı çözmenizi sağlıyor. Ancak Chicory’i listeye sokan en büyük etmen ise oldukça iç ısıtan, Küçük Prens vari bir hikayeye sahip olması. Oldukça tatlı yapısı ve co-op desteğiyle sevdiklerinizle hoş vakitler geçirmek mümkün.

The Forgotten City

Temelini aynı isimli Skyrim modundan alan Forgotten City, aynı 12 Minutes gibi bir döngü üzerinden oynanışını temellendiriyor. Skyrim moduna kıyasla tema değiştirip antik Roma döneminde geçen yapım, 12 Minutes’ın aksine bu döngü mekaniği çok başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Sadece iki kişi tarafından geliştirilen oyun özellikle Outer Wilds sevenler için büyük nimet. Üstelik Game Pass’te de var.

Kena: Bridge of Spirits

Geçtiğimiz sene PlayStation 5 konferansında ilk kez gördüğümüz Kena, harika görselleri ve inanılmaz tatlı, Disney animasyonundan çıkma dünyasıyla birçoğumuzun ilgisini çekmişti. Piyasaya çıkmadan önce kombat ağırlıklı mı puzzle ağırlıklı mı olacağını çok iyi ifade edemeseler de Kena yapmak istediğini gayet başarılı bir şekilde gerçekleştirdi ve “bağımsız oyun” algısını değiştirmek için önemli bir adım attı.

Everhood

Undertale sevenlerin çoktan üzerine atladığı Everhood, kendi ifadesiyle söylemek gerekirse geleneksel olmayan bir RPG. Bu kavramı iliklerine kadar kullanan Everhood, ciddi bir şekilde Undertale’den esinlenmiş. Kötü bir şey mi bu? Kesinlikle hayır. Bize harika karakterler, harika müzikler ve oynanış sunulduktan sonra neden kötü olsun ki.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle